Emperyalist güçler, Suriye’yi bölmek için Kürtleri piyon olarak kullanıyor

 

Suriye’nin Kuzey Doğusundaki durum birçok kişinin aklını kurcalamaktadır. ABD’li politikacılar ve Amerikan ana akım medyası, Kürtleri Suriye’de terörizme karşı savaş için en etkili silah olarak göstermektedir. Bazı bölgelerden IŞİD’i temizleme konusunda başarılı olsalar da; ana akım medya, gerçekleri kasıtlı olarak gizlemektedir. Kürtlerin kontrolü altındaki bölgelerdeki Suriyelilerin yaşadığı zorlukları anlatmanın vakti gelmiştir.

 

2015’den beri aktif olarak bilgi topluyor ve Kürtlerin kontrolüne verilen bölgelerde yaşayanlar ile röportajlar yapıyorum. Bölge halkından bir grup, mesajları Batı’ya ulaşır diye benimle irtibat kurdu. Kürt medyası ve Batı’nın ana akım medyası, gerçekleri anlatmadıkları için cesaretleri kırılmış.

 

Kamışlı’da doğmuş, savaş öncesinde o bölgede yaşamış bir Suriyeli olarak seslerini duyurmam gerektiğini düşündüm. Kürtlerin  Suriye’nin Kuzey Doğusundaki bölgenin yönetimini kanunsuz şekilde devralmasının Suriyelilerin hayatlarını nasıl değiştirdiğini bu makalede paylaşacağız.

 

Haseke’deki Kürt azınlığın, Kürt olmayanlara karşı muamelesi ahlak dışı ve canicedir.

Kamışlı’daki Kürt azınlık, Kürt olmayanlara karşı kötü bir tavır sergilemektedir. Kendi isteklerini başkalarına zorla dayatmaktadır. Haseke’nin yönetimini ele geçiren Kürt azınlık, kendilerine muhalif kesimleri zorla sürgüne göndermektedir. Bölgede kanun diye bir şey yoktur, vasıfsız insanlar önemli görevlere yerleştirilmekte ve her şeyi kendi tekelleri altına toplamaktadırlar.

Ordularını (YPG - PYD) büyütmek için hapishanelerdeki Kürt mahkûmlar serbest bırakılmakta, kendilerine meydan okuyanlar ise öldürülmektedir.

Kandil’den ve Türkiye’den PKK’lılar bölgeye getirilmiş ve bölge sorumluları yapılmıştır. PKK’lılar, bölgedeki kurumlara müdür olarak atanmıştır. Kürtler, ayrımcılık yapmaktadır…

Türkiye ve Kuzey Irak’a geçişler, Kürtlerin kontrolündedir.

 

Suriye hükümeti, Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumaya ant içmiş ve Kürtlerin ayrılıkçı amaçlarını kınamaktadır.

Kürtler, son zamanlarda federasyon isteklerini daha da fazla dillendirmeye başlamışlardır. Hak iddia ettikleri bölge, Malikiye’den Afrin’e kadar uzanır; Kamışlı, Malikiye, Haseke, El-Bab, Afrin, Ayn El-Arap (Kobani) ve diğer kasabalar, tüm Türkiye sınırı. Rakka’yı alırlarsa, Rakka’yı da federasyonlarına katacaklarını açıklamışlardır.  Suriye Demokratik Güçleri’nin sembolünde istedikleri bölge görülmektedir. ABD’nin  Suriye Demokratik Güçleri’ne verdiği destek Suriye’nin egemenliğini tehdit etmekte ve Suriyeliler üzerinde kötü bir etkisi olmaktadır. (Amerika’nın SDG’ye (SDF) verdiği destek, bütün detaylarıyla bir önceki makalede açıklanmıştır.)

ABD, Suriye’de ikinci bir askeri üs kurmaya hazırlanmaktadır. (Kürtlerin federasyon istediği bölgede.)

 

Suriye Demokratik Güçleri sembolü, nişanı, bayrağı:

 

 

 

Not:

Konu ile ilgili bir yazı:

Suriye’nin toprak bütünlüğü / Fırat’ın Batısı, Doğusu / Ralph Peters’ın Ortadoğu Haritası / Kürdistan

 

 

Ralph Peters’ın Ortadoğu Haritası / Kürdistan

 

 

NATO müttefiki Kürt azınlık, Suriye’nin eğitim sistemini bozuyor.

Eğitim, Haseke bölgesinin gurur kaynağıydı, Kürtler yüzünden bir felakete dönüştü. Kürtler, zorla yeni bir eğitim müfredatı dayattı. Tüm devlet okulları, Kürtlerin kontrolüne geçti. Özel İlkokullarda Kürtçe eğitim verilmeye başlandı, ortaokul ve liselerde gelecek yıllarda Kürtçe eğitim verilecek. Kürtçe bilmeyen Suriyeliler, çocuklarını okullardan aldı ya da yoğunluk yaşanan Süryanice eğitim yapılan okullara göndermek zorunda kaldı. Kürt öğretmenler bile Kürtçe eğitim müfredatını uygulamakta zorlanıyorlar.

 

Batı’nın uyguladığı yaptırımlar, seçimle değil de zorla yönetimi eline geçirmiş Kürt azınlığın işine yarıyor.

Günlük aktivitelerin tamamı Kürtlerin kontrolünde. Sosyal hayat, genel olarak çökmüş durumda. Savaştan önce caddeler kalabalık ve müzikle doluydu, her köşede bir restoran vardı. Şimdi insanlar terörist saldırılardan korkmakta.

 

Suriye’yi bölme çabaları, Suriyelilerin göçe zorlanması ve Hıristiyanların Suriye’yi terk etmesine sebep oluyor.

Göç, büyük bir sorun. Sadece geçen ay, 80 Hıristiyan aile, Kamışlı, Malikiye ve El-Kataniye’yi terk etti. Bu ailelerin çoğunluğu Belçika, Avusturya ve İsveç’e sığınma talebinde bulundu, büyük bir ihtimalle hiç dönemeyecekler…  Malikiye’de hiç Hıristiyan kalmadı, Haseke’dekilerin yarısı göç etti, Türkiye’ye göçenlerin çoğunluğu Hıristiyan. (Değişik etnik kökenlerden.) Bir kısım Kürt de Türkiye’ye göçtü.

 

İnsani yardımlar, Birleşmiş Milletler, Dünya Gıda Programı, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Ermeni ve Süryani kiliselerince sağlanıyor.

 

Sonsöz:

Emperyalistler, Kürt azınlığı Suriye’yi (Balkanlar gibi) bölmek üzere kullanmaktadır. Suriye’nin ‘ulus devlet’ (milli devlet) yapısı, hür iradesi, egemenliği ve toprak bütünlüğü yok edilmektedir. Kürtlerin bölgede gerçekleştirdiği ihlaller, uluslararası hukuka aykırıdır. Dünya barışı, refahı ve demokrasi baltalanmaktadır.

 

Batı ve müttefikleri, Suriye’de bulunan tüm teröristler ve bir grup Kürt azınlık, Nürnberg ilkelerine göre en büyük suçları işlemeye devam etmektedirler.

 

Batı, Kürtleri kullanarak Suriye’nin içini oymayı başarırsa, Suriye topraklarına daha fazla “Batı’nın askeri üsleri” kurulacaktır.

Kürtler, kısa zamanda kendilerini Batı yardakçısı, emperyalistlerin maşası haline dönüşmüş bir halde bulacaklardır.

 

Source English

(Önemli kısımların çevirisi yapıldı.) Son güncelleme: 21.1.2018

Kaynak: globalresearch.ca/empire-uses-kurds-as-pawns-in-its-imperial-pursuits-in-syria/5577978

 

Not: Bu yazı, Sarah Abed (ABD’ye göç etmiş bir Suriyeli) ve Mark Taliano tarafından Batı kamuoyuna Suriye’de yaşananları biraz olsun açıklamak için kaleme alınmıştır.

 

Batı’nın planı “böl, parçala, yönet” ve “sömür” dür. Haritalar, yıllar öncesinden çizilmiştir. Dev bütçelere sahip CIA, MI6 gibi istihbarat örgütleri, planlarını çok çeşitli yöntemler uygulayarak hayata geçirirler. Batı, taktiklerini sürekli yeniler ve değiştirir.

Özellikle son 30 yıldır Batı’nın en büyük silahı, “Ana Akım Medya”dır.

(Batı menşeli filmler, diziler, batılı haber ajansları, 1960’lardan beri propaganda malzemesi olarak kullanılmaktadır.)

Suriye’nin geldiği durum ve Suriye halkının eğitim düzeyi ortadadır, Batı’nın hain sömürü planlarını engellemenin tek yolu eğitimli, bilinçli, sorgulayan ve üreten bir nesil yetiştirmektir.