Amerika - Nazi ilişkileri: Bush çetesi ve IG Farben

 

Robert Lederman’ın yazdığı bir makaleden. 2001’de yayımlanmıştır.

 

“Güçlü ve işin ehli insanları, kabinemde ve etrafımda toplamaktan korkmuyorum… İyi bir yönetim, görev için atanacakları nasıl seçileceğini, otorite ve sorumluluğun temsilinin nasıl yapıldığını bilendir.” – G.W. Bush 2.1.2001

 

G.W. Bush, aynen söylediği gibi işinin ehli, tecrübeli kişileri, kendine danışman atadı. Görünüş olarak farklılıklarına rağmen, ortak bir paydaları vardı.

Yansıttıkları (tasavvur ettikleri) Amerika’nın,   petrol, ilaç şirketleri, ilaç endüstrisi, silah endüstrisi, Wall Street (Amerikan şirketleri) ve öjenik (ırk ıslahı) alanlarındaki çıkarları,   Bush Ailesi’ninkiler ile örtüşmekteydi.

 

70 yıl önce de benzer bir senaryo yaşanmıştı. Petrol, ilaç, kimyasal, askeri endüstri ve ırk ıslahı alanlarındaki ABD şirketlerinin menfaatleri, IG Farben gibi Hitler’in dev endüstri şirketlerinin içine enjekte edilmişti.

G.W. Bush’un kabinesinin hangi amaçlarla bir araya toplandığını anlayabilmek için, IG Farben’in geçmişine göz atmak gerekir.

IG Farben ve Amerikan şirketlerinin modern teknolojiyi, öjenik vazifesi ve bilimsel ırkçılık üzerinde beraberce nasıl uyguladıklarını anlamak gerekir.

 

Florida Holokost (Yahudi Soykırımı) Müzesinde müdürlük yapan, ABD Adalet Bakanlığı Nazi Savaş Suçları eski savcısı John Loftus’a göre: “Bush ailesinin serveti, Nazi Almanyası’ndan (Third Reich) gelmiştir.”

Sarasota Herald Tribune Gazetesi, 11.11.2000

 

Rockefeller (Standard Oil – Petrol şirketi, Chase Manhattan Bankası vb.) şirketlerinin yanında, Mellonlar (Mellon ailesi şirketleri (Gulf Oil, Alcoa Alüminyum vb.), DuPont ailesi şirketleri (Du Pont Kimya), General Motors, Henry Ford ve Bush ailesinin idaresindeki bankalar, nakliyat şirketleri,   Nazi Almanyası’nın endüstriyel bir güç olmasını sağlayan önemli oyunculardandır.

Bu Amerikan şirketleri, IG Farben’e yüz milyonlarca dolar para akıtmış ve taktiksel açıdan kritik değerde önemli sentetik materyal teknolojilerini, Nazilere vermişlerdir. (Bu şirketler, ABD hükümetinden bile bu teknolojileri gizlemişler.)

 

Bush ailesi ile yakın ilişkileri bulunan Rockefeller ailesi, Standard Oil’in  (Petrol şirketi) sahibidir. Bir hisse transferi ile Nazi Almanyasının IG Farben’ine ortak olurlar, IG Farben de Standard Oil’in neredeyse yarısına ortak olur.

Brittanica Ansiklopedisi’ne göre ‘IG Farben’, Nazi işgali altındaki Avrupa’da Auschwitz dâhil 40 adet toplama kampı inşa etmiş ve işletmiştir.

 

Köle işçilerin çalıştırıldığı fabrikalarda, ölüm kamplarında, Naziler için hayati öneme sahip kimyasal, askeri, silah endüstrisi, ilaç, sentetik yakıtlar ve diğer materyaller üretilmiştir.

Dr. Josef Mengele gibi Irk ıslahını savunan öjenikçiler, toplama kamplarında insanlar üzerinde deneyler (ilaç) yapmışlardır.  (Öjenikçiler, beyaz ırkın en üstün ırk olduğunu kabul eder.)

 

IG Farben, İkinci Dünya Savaşının ardından küçük şirketlere bölünür. İçlerinden bazıları, eczacılıkla ve bilimle ilgili kaygıları beraberinde getirir:

Bayer, Hoescht, BASF, the Agfa-Gevaert Grup, Cassella AG.

Amerika’da genetiği değiştirilmiş tohumlar ve organizmalar, genetik yapısı değiştirilmiş hayvanlar, insan klonlama, zararlı psikiyatrik ilaçlar, ölümcül aşılar ve tarım ilaçları, zirai ilaçlar vb. ürünleri üreten, deneylerini yapan Aventis gibi büyük eczacılık (ilaç) ve kimya şirketleri, yukarıda saydığımız küçük parçalara bölünmüş IG Farben şirketlerinin iştirakleridir.

 

Savaşlar, bu Amerikan şirketlerinin petrol, ilaç,  ırk ıslahı, askeri endüstrisi tezgâhları ve diğer yatırımlarının maksimum düzeye ulaşması için gerekli ortamı hazırlamaktadır.

 

Bush için çalışan danışmanlar, özenle seçilmiştir.

Bu ‘danışmanlar’, fakirlik - azınlık karşıtı ve ırk ıslahı (öjenik) projelerini hayata geçirebilmeleri için, Amerikalı sağ kanat düşünce kuruluşları ve muhafazakâr kurumlarca (bu kurumların arkasına saklanarak), ‘beyaz ırkın üstünlüğünü savunan bir dünya görüşü’ ile yetiştirilmiştir.

 

Bush yönetimini, Naziler ve IG Farben ile kıyaslamamın doğruluğu ile alay edenlere şunu söylemek isterim:

G.W. Bush’un gerçekte bir Nazi olduğunu veya petrol ve ilaç şirketlerinin yönetimlerinin otomatik olarak IG Farben ile bağlantılı olduğunu,  ima etmiyorum.

Amerikan politik dünyasında Bush’un etkinliği ve varlığının, Prescott Bush ve George Herbert Walker Bush’un Hitler’e olan desteğinden geldiği, tarihsel bir gerçektir.

Eğer bu bağlantı, 1945’de Nazi Almanyası’nın yok edilmesi ile sonlandı ise, o zaman belki de bu ilişkiler de sonlanmıştır.

Fakat bu ‘bağ’ ve ilişkiler,  sonlanmamıştır.

 

Nazilerin ‘Irk Islahı’ projelerinin devam ettirilmesinin yanında; İkinci Dünya Savaşı süresince bu projeyi ilerleten üst düzey ‘Naziler’, ABD’ye getirilmiş, Bush ailesi ile birlikte çalışan Nazi Almanyasını büyüten Amerikalı yetkililerle beraber hükümet, medya, akademik çevreler, araştırma kuruluşları ve  CIA’e   yerleştirilmiştir.

Bu Nazilerin fikir ve düşünceleri, Amerika’nın en nüfuzlu sağ kanat düşünce kuruluşlarının projelerinin (ajandalarının, planlarının) temelini oluşturmaktadır.

G.W. Bush ve diğer Bush’un atadığı her bir yetkilinin sponsorları da aynı düşünce kuruluşlarıdır.

 

G.W. Bush yönetiminin (ve eski Bush yönetimlerinin) kadroları ve kabine üyelerinin çoğunluğu, acaba neden ilaç şirketlerinin eski yöneticileridir?

Bu şirketler, dünya üzerindeki yaşam formlarının (bitkiler, bakteriler, virüsler, hayvanlar ve hatta insanlar) genetik yapısını aç gözlü bir biçimde patentlemektedir.

Bitkilerin, hayvanların ve hatta insanların kopyalanması, er ya da geç bu şirketlerin kontrolünde olacaktır.

İki farklı DNA’ya sahip yaşam formlarıyla (kimerik) birleştirilmiş ve genetiği değiştirilmiş ‘şeyler’, kar amacıyla istismar edilecektir.

 

İnsan Genom (genetik) Projesi, kendi internet sitelerinde de yayımladıkları şekliyle (http://vector.cshl.org/eugenics.html - Sonradan bu sayfa kaldırılmış.), 20. Yüzyıl’ın başlarında, ABD ve Nazi Almanyası’ndaki öjenik (ırk ıslahı) hareketlerinden türetilmiştir.

Amerikan ırk ıslahı projesinin başlangıcı, New York, Cold Springs Harbor’daki ‘Öjenik Kayıtlar Ofisi’ni,   Hitler’i destekleyen Bush ailesinin Wall Steet ortaklarından ‘Harriman ailesi’  kurmuştur.

 

 

Adolf Hitler ve Başkan Bush’un sıklıkla kullandığı ‘Yeni Dünya Düzeni’, 21 Yüzyılın ‘yeni sömürgecilik faaliyetlerinin’ uç, başlangıç noktası olacaktır:

 

  • ‘Dünyanın tamamında hâkimiyet kurma ve Dünya üzerindeki her şeyin sömürülmesi.’

(Hitler: Neuordnung Bush: New World Order)

 

 

 

Makalenin kalan kısmında, G.W. Bush’un kabinesindeki bazı isimler incelenmiş: (Özet çeviri)

 

Başkan Yardımcısı Dick Cheney: Baba Bush’un en önemli danışmanlarından, gizli Başkan olduğu dillendirilir. Sahibi olduğu Haliburton şirketi,  en büyük hükümet ve askeri kontratlarını almaktadır. Savaşlar sayesinde milyarlarca dolar servet yapmış.

 

Çalışma Bakanı Linda Chavez: CIA bağlantılı Manhattan Institute’de çalışmış. Sağ Kanada bağlı, Askeri ve Kimya şirketleri bulunan beyaz ırkın üstünlüğünü savunucu kökleri olan ‘John M. Olin Kuruluşundan’  200,000 dolar almış. Latin Amerika kökenli soyadına rağmen, ‘Önce İngilizce’ isimli bir hareketin fanatik savunucusuymuş. İnternet sitelerinde, modern öjenik klasiği olarak kabul edilen, bilimsel ırkçılık yaptığı belirtilen Charles A. Murray, Richard Herrnstein'ın yazdığı 'The Bell Curve' kitabını alıntılamışlardır.

 

Sağlık Bakanı Tommy G. Thompson: Bilimsel Irkçılık yapan (altsınıf – alt tabakanın siyahîler - Afrikalı Amerikalılar-  vb. düşük zekâ düzeyine sahip olduğunu iddia eden) ‘Losing Ground’ ve 'The Bell Curve' isimli kitaplardan ve yazarlarından esinlenip, yeni bir sağlık reformu yapmış. Murray,  'The Bell Curve' isimli kitabı, Manhattan Institute’den bir akademisyenin Afrikalı Amerikalıları aşağı gösteren bir bilimsel çalışma yaptığı sırada yazmıştır. Bu bilimsel çalışma, Pioneer Fund tarafından finanse edilmiştir. Pioneer Fund, 1937’den beri öjenik’i desteklemiş, beyaz ırkın üstünlüğünü savunmuştur. Thompson’un çırağı Jason Turner, CIA ve Bush bağlantılı Manhattan Institute’de oturumlara katılmışlar. Jason Turner, Auschwitz’den alıntı yapınca büyük tepki çeker. (Arbeit Macht Frei)

 

Enerji Bakanı  Spencer Abraham: NY Times’a göre, petrol şirketlerinden 221,000 dolar almıştır.  Spencer Abraham, sosyal politikaları kaldırmaya çalışan Federalist Society isimli bir grubun kurulmasına yardımcı olmuştur. Federalist Society, Sarah Scaife Foundation, Bradley Foundation, Lilly Endowment, John M. Olin Foundation gibi Amerika’nın aşırı sağ düşünce kuruluşları tarafından desteklenmiş. Federalist Society’nin üyeleri arasında, Bush’a gayrimeşru Başkanlığı veren Amerikan Yüksek Yargı Hâkimlerinden, Scalia ve Thomas’ın yanı sıra, 'The Bell Curve' yazarı Charles Murray, Manhattan Institute’den Abigail Thernstrom ve American Enterprise Institute’den Dinesh d'Souza bulunmaktaymış.

 

Savunma Bakanı Donald H. Rumsfeld: Bush yönetimini destekleyen Searle ilaç şirketinin eski yöneticisidir. Eski Başkan Bush, Eli Lilly (Lilly) ilaç şirketinin eski yöneticisidir. ABD Bütçe Yönetim Ofisi eski başkanı Mitchell E. Daniels da Eli Lilly’de (Lilly) yöneticilik yapmış. Başsavcı John Ashcroft, ilaç şirketleri için lobi faaliyetleri yürütüyormuş.

 

ABD Dış İşleri Bakanı Colin Powell: Ömrü boyunca CIA ve Askeri - Savunma Endüstrisi için çalışmıştır. Mai Lai Katliamı, Körfez Savaşı Sendromu, Kontraların uyuşturucu ticareti vasıtasıyla finanse edilmesi gibi olayları hasıraltı ettiği için ünlenmiştir. Bush'un Irak Savaşı sırasında kullanılan kimyasallara karşı,  Amerikan askerlerine, domuz denekler misali ilaç şirketleri tarafından deneysel aşılar yapılmıştır.

 

Maliye - Hazine Bakanı Paul H. O'Neill: Nazi Almanyası ve Öjenik’in önde gelen destekçilerinden, dünyada çevreyi en çok kirleten şirketlerden biri olan  ‘Alcoa Alüminyum’un başkanıdır. O'Neill, Alcoa Alüminyum’un 50 milyon dolarlık hisse senedine sahipmiş.

Alcoa Alüminyum, İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler ve IG Farben ile bir anlaşma imzalarlar. Alcoa, ABD ordusunun yerine Nazi ordusuna alüminyum tedarik etmiştir.

26 Haziran 1941’de ABD İç İşleri Bakanı Harold Ickes, şöyle der: “Amerika savaşı kaybederse, Amerikan Alüminyum Şirketi (Alcoa) sayesindedir.

Ayrıca Alcoa, yüz milyonlarca ton florür (fluoride) üretmektedir. Alüminyum’un bir yan ürünü olan florür, kanser ve daha birçok hastalığa davetiye çıkardığı bilimsel makalelerde yer almıştır. Alcoa, 1950’lerde ABD’de içme suyuna florür eklenmesi uygulamasını düzenlemiştir. İkinci Dünya Savaşı esnasında IG Farben’in toplama kamplarındaki Nazi bilim adamları, içme suyuna atılan florürün insanların daha itaatkâr olmalarını sağladığını keşfetmişlerdir.

O'Neill, Amerikalı iki radikal sağ kanat düşünce kuruluşunun da üyesidir: RAND Corporation ve American Enterprise Institute

 

Ticaret Bakanı Donald L. Evans: Texas petrol mafyasının bir üyesidir.

 

Bütçe Direktörü Mitchell E. Daniels: Eli Lilly ilaç şirketinde yöneticilik yapmış. Sağ kanattan Hudson Institute’de başkanlık yapmış.

 

 

Son bölümlerin özet çevirisi yapıldı. 13.1.2018

Kaynak: rense.com/general7/gw.htm

Source English version